Müzik yayını yapan işletmelerin en sık sorduğu sorulardan biri “İç mekânda kaç dB olmalı?” sorusudur. Özellikle restoran, kafe, bar, otel, düğün salonu ve eğlence işletmelerinde 70 dB, 80 dB veya 90 dB gibi değerlerin doğrudan yasal sınır olduğu düşünülebilmektedir.
Ancak Müzik Yayın İzin Belgesi açısından değerlendirme yalnızca işletmenin içerisinde ölçülen desibel değerine bakılarak yapılmaz. İşletmenin yapısı, çevresindeki kullanımlar, sesin bina içerisinde ve dış çevreye iletimi, arka plan gürültüsü ve müzik yayın koşulları birlikte değerlendirilir.
Hayır. “Müzik yayını yapan bütün işletmelerin içi en fazla X dBA olmalıdır” şeklinde tek bir genel değer söylemek doğru değildir.
Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik, izin verilen iç mekân gürültü düzeylerini mekanın kullanım amacı ve akustik performans sınıfına göre düzenlemektedir. Yönetmeliğin 12'nci maddesinde elektronik olarak yükseltilmiş müzik veya canlı müzik bulunan restoran, bar, alışveriş merkezi, mağaza ve oyun salonu gibi mekanların iç gürültü düzeylerinin de Ek-4 Tablo 4.1 kapsamında değerlendirileceği belirtilmektedir.
Bu nedenle örneğin:
“İşletmenin içinde 85 dBA ölçtük, uygun mudur?”
sorusuna yalnızca bu değere bakarak evet veya hayır demek doğru değildir.
Halk arasında müzik ruhsatı veya canlı müzik ruhsatı olarak bilinen belgenin resmi adı Müzik Yayın İzin Belgesidir.
Akustik rapor kapsamında yalnızca işletmenin içerisinde ne kadar yüksek ses olduğu değil, müzik yayınının çevreye ve komşu kullanımlara etkisi değerlendirilir.
Örneğin bir restoranın içerisinde 80 dBA ölçülmesi tek başına işletmenin uygun veya uygunsuz olduğunu göstermez. Aynı müzik yayını nedeniyle üst kattaki konutta, bitişik bağımsız bölümde veya işletmenin dışındaki değerlendirme noktasında oluşan gürültü de önemlidir.
Müzik Yayın İznine İlişkin Usul ve Esaslar'a göre çevresel gürültü ölçümleri kaynağı temsil edecek noktalarda TS ISO 1996-1 ve TS ISO 1996-2 esas alınarak yapılır ve akustik raporda en az üç ölçüm noktası belirlenir.
İç mekân konusu özellikle işletmenin konutla aynı binada bulunması halinde önem kazanır.
Müzik yayını yapan bir işletmeden;
duvar, tavan, döşeme veya diğer ortak yapı elemanları aracılığıyla başka bir bağımsız bölüme iletilen sesin, Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik Ek-4 Tablo 4.1'deki iç mekân sınırlarını sağlaması gerekir. Bakanlığın açıklamasına göre ölçüm, işletme faaliyetteyken bina içerisinde TS ISO 1996-1 ve TS ISO 1996-2 kapsamında gerçekleştirilmeli; sınır değerin aşılması halinde işletmeci tarafından gerekli ses yalıtımı tedbirleri alınmalıdır.
Şikâyet olmayan akustik rapor çalışmalarında Bakanlık, işletmenin üstünde, altında veya bitişiğinde bulunan bağımsız bölümlerden, mümkünse gürültü kaynağına karşılık gelen oda veya alanlardan en az birinde ölçüm yapılmasını öngörmektedir.
Evet.
Bakanlığın 2026 tarihli çevresel gürültü bilgilendirmesinde, binanın 31 Mayıs 2018'den sonra yapılmış olması halinde en az C, daha önce yapılmış yapılarda ise en az D akustik performans sınıfına ilişkin iç mekân kriterlerinin dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir.
Dolayısıyla iç mekân gürültüsünü değerlendirirken yalnızca ölçüm cihazında görülen dBA değerini değil, binanın yapım tarihi, kullanım türü ve değerlendirme yapılan mekanın niteliğini de bilmek gerekir.
Bu da sık gelen sorulardan biri.
Örneğin işletmenin içerisinde:
80 dBA
ölçtüğümüzü düşünelim.
Bu değer bize yalnızca o ölçüm noktasındaki ses seviyesini söyler. Tek başına;
“80 dBA yasal sınırın altındadır”
veya
“80 dBA olduğu için işletme uygun değildir”
denilemez.
Çünkü aynı işletmenin ses sistemi iyi yönlendirilmiş ve yapı yeterli ses yalıtımına sahip olabilir. Başka bir işletmede ise daha düşük iç ortam seviyesi olmasına rağmen açık kapılar, pencereler, zayıf yapı elemanları veya yanlış hoparlör yerleşimi nedeniyle çevrede daha yüksek gürültü etkisi oluşabilir.
Bu nedenle içerideki ses seviyesi ile çevreye yayılan gürültüyü birbirine karıştırmamak gerekir.
Müzik yayın izni açısından “80 dB serbesttir, 90 dB yasaktır” şeklinde genel bir kural yoktur.
İşletmenin doğru çalışma seviyesi; akustik ölçümler sonucunda, çevrede ve bina içerisindeki diğer kullanımlarda uygulanması gereken kriterler dikkate alınarak belirlenebilir.
Bu nedenle ses sistemi için bir limitör seviyesi belirlenecekse, bu değer de rastgele seçilmemeli; işletmenin gerçek çalışma koşullarında yapılan ölçüm sonuçlarına göre oluşturulmalıdır.
Müzik yayını yapan işletmelerde ölçüm noktası işletmenin durumuna göre değişebilir.
Akustik rapor kapsamında hem çevresel gürültüyü temsil eden dış noktalar hem de gerekli durumlarda aynı yapı içerisindeki komşu kullanımlar değerlendirilir. Bakanlığın güncel açıklamaları da müzik yayını yapan işletmelerin yalnızca dış çevre kriterlerini değil, ortak yapı elemanları üzerinden iletilen gürültü açısından iç mekân kriterlerini de sağlaması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Profesyonel desibel ölçümü, cep telefonu uygulamasında görülen anlık bir rakamdan ibaret değildir.
Ölçümde kullanılan cihazın özellikleri, ölçüm noktası, ölçüm süresi, işletmenin çalışma durumu, arka plan gürültüsü ve kullanılan değerlendirme göstergeleri önemlidir.
Bu nedenle Müzik Yayın İzin Belgesi kapsamında yapılacak gürültü ölçümleri ve Akustik Rapor, işletmenin gerçek faaliyet koşullarını temsil edecek şekilde gerçekleştirilmelidir.
En doğru cevap şudur:
İşletmeniz için ölçüm yapılmadan tek bir dB seviyesi vermek doğru değildir.
Müzik seviyesinin belirlenmesinde işletmenin;
birlikte değerlendirilmelidir.
Ölçüm sonrasında işletmeye özgü uygun çalışma koşulları ve gerekiyorsa ses sistemi için teknik sınırlamalar belirlenebilir.
Müzik yayını yapan işletmelerde “İçeride kaç dB olmalı?” sorusundan önce “Bu müzik çevreye ve komşu kullanımlara ne kadar ulaşıyor?” sorusu cevaplanmalıdır.
Majörlab, İzmir, Aydın, Muğla, Manisa ve Denizli başta olmak üzere Ege Bölgesi'nde müzik yayını yapan işletmeler için desibel ölçümü, çevresel gürültü ölçümü, Akustik Rapor ve Müzik Yayın İzin Belgesi süreçlerine yönelik hizmet sunmaktadır.